Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu İnsan Hikayeleri Röportajı

Söylediğimiz sözler önemli, daha çok seslenmek lazım, mutlaka duyan çıkacaktır.

Anneyim, iş kadınıyım. Yeşilin bin bir tonuna sahip ama aynı zamanda doğanın son derece sert olduğu Karadeniz’in küçük bir köyünde dünyaya geldim. Benim hayatımdaki en önemli figür ilkokul öğretmeni olan babamdı, onun için en önemli şey okumak, başarılı olmaktı. Annem örgü işleri verir, babam onları elimden alır, böyle işler yaptırma, 5-10 sayfa kitap okusun derdi. 10 yaşında otobüse bindirilip, tek başıma 27 saatlik bir yolculukla İstanbul’a geldiğimde, “herhalde artık büyüdüm” diye düşündüm. Ben artık kendi başına bir bireydim. Ondan sonra dünya üzerinde gittiğim yerlerde, hiçbir şeyden korkmadım ve ne olursa da ben hallederim dedim.

Karadeniz’de kadınlar bahçede, üretimin içindedirler, para kazanırlar, kararlarda söz hakları vardır, pasif değildirler, sesleri gürdür. Bir yandan çay toplar, bir yandan evin işlerini yaparlar.

Başarılı bir öğrenciydim. Üniversiteden peyzaj mimarı olarak mezun olunca, 21 yaşında, bir büyüğümün desteğiyle Hollanda’ya fidanlıkta çalışmaya gittim. 1,5 yıl kaldım arazide. İş disiplini, iş ahlakı, hatta bisiklete binmek ne demek orada öğrendim. Bir gün camdan dışarı bakıp acaba Türkiye’de de böyle bir fidanlığım olur mu diye hayal etmiştim, şimdi böyle bir fidanlığımız var.

Sivil toplum kuruluşlarında, girişimcilik, kadınların istihdama kazandırılması, iş hayatında olmaları, kız çocuklarının okuması konularında çalışmalarım var.

Söylediğiniz bir söz birine dokunuyorsa örneğin 300 kişiye seslendiğinizde sizi beş kişi duyuyorsa zaten olacak olan o beş kişidir. O beş kişi dünyayı değiştirebilir. O yüzden daha çok seslenmek lazım seslenelim ve mutlaka duyan çıkacaktır.”

Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu, Peyzaj Mimarı
İstanbul, 10 Ağustos 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir